Zeigarnik Etkisi

Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:
“Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?”
Doktor, “Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz ne yapardınız?”, der.
Adam, “Ooo! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova, kaşık ve fincandan büyük.”
“Hayır,” der doktor.

KESİNTİYE UĞRAMAK

Şu anda, ‘ Peki ne yapmak gerekir? Devamı ileri de var mı? şeklinde  düşünüyorsanız yazının devamına odaklanmada zorluk yaşayabilirsiniz.

Bu durum  yaptığınız tüm işlerde aynı etkiyi gösterir. Bir kitaba başlayıp yarım bıraktığınızda , bir işe başlayıp bitmeden yeni bir işi elinize aldığınızda , bir derse başlayıp onu tam bitirmeden başka bir derse oturduğunuzda yarım bıraktıklarınız  beyninizi meşgul etmeye devam eder.

Yarım kalmış, bitmemiş, kesintiye uğramış işlerin tamamlanmışlardan daha fazla ve net hatırlanması psikolojide Zeigarnik Etkisi olarak adlandırılıyor. Gözlemsel ve sonrasında deneysel çalışmaları yapıp bu etkiyi bir kavram olarak literatüre sokan  Rus bilim insanı Bluma Zeigarnik’ten  almış adını.   Bluma Zeigarnik yaptığı deneylerden birinde 2 grup oluşturmuş. Bu grupların birinden işlerini bırakarak roman okumaları ve anlatmaları istenmiş diğer gruba ise işlerini tamamlamak için plan yapmaları ve sonradan roman okumaları istenmiş. Sonuç olarak işlerini tamamladıktan sonra roman okuyan grubun romanda ki detayları daha iyi hatırladığı tespit edilmiş.

SORUMLULUK DUYGUSU

Yarım kalmışlıktan oluşan zihnin meşguliyet durumu sorumluluk mekanizmasını çalıştırmaktadır. Sorumluluk duygusu, beynimizin düşünen ve karar veren ön lob kısmına ait değildir. Limbik sistem yani duygu sistemimizin olduğu bölüm tarafından ön beyine gönderilen sinyallerle oluşmaktadır. Düşünen ön beyin kendisine gelen bu sinyallerden dolayı diğer işe dikkatini vermekte zorlanıp, yarım kalan işi hatırlamaya devam etmektedir

Bu durumda ne yapabilirsiniz, – Planlamanızı yaparken işlerinizi belirlediğiniz aralık veya zaman çerçevesinde net ve ulaşılabilir parçalara bölün. – Bir çalışmayı parçalara ayırıp kısa aralar verdiğinizde tamamla duygusu, başladığınız çalışmayı devam ettirmek için isteğinizi arttıracaktır. Bu durumda olumsuz gözüken bu etkiyi kendiniz için olumluya çevirmiş olursunuz. – Yarım kalan iş temelde sizin için çok önemli değilse onu tamamen önünüzden ve zihninizden kaldırın

Ziegarnik etkisinin sizi ne kadar etkileyeceği bazı durumlarda kişilik özelliğinize de bağlı olarak değişir. Örneğin yargılayıcı ve algılayıcı tutumları ne oranda kullandığınız bir etkendir. Daha yargılayıcı iseniz yazının başında ki gibi başlamış bir hikayenin sonunu duymak sizin için önemlidir, çünkü netice ihtiyacınız yüksektir. Daha algılayıcı iseniz hikayenin sonunu duyup duymamak sizin için önemli olmayabilir.

Son olarak , “Hayır,” der doktor, “normal bir insan küvetin tıpasını çeker.”

Öğrenci Koçu -Zeynep Kökden

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın