İdeal Kaygı Eşiği
2020 LGS sınavına yaklaşık 1,6 milyon , YKS sınavına ise 2,5 milyon öğrenci girmesi bekleniyor. Sınavların yapılacağı zaman yaklaştıkça öğrencilerde stres ve kaygı düzeyinin bazen ideal derecede bazen de aşırı derecede arttığı görülüyor.
Kaygı ,genelde öğrencinin başa çıkamayacağı bir durum olduğunu düşündüğünde ortaya çıkıyor. Korkulan durum hakkında (kazanamamak, istediği puanı alamamak vs) özgüven yetersizliği kaygının temelini oluşturuyor.
Sınav kaygısıda, sınav sorularını anlamama, düşüncelerini planlamada zorluk yaşama, kavram ve sözcükleri hatırlamakta zorlanma, yeterli derecede hazırlanmış olunmasına rağmen soruları cevaplayamama gibi sonuçlar yaratıyor. Bu kaygı durumu belirli düzeyde ise buna ideal kaygı eşiği deniyor ve öğrencilerin farkındalığını arttırıyor. Kendilerini bir şey yapmak zorunda hissediyorlar ancak korkudan kilitlenmiyorlar.
KAYGI DURUMUNA AİLELERİN ETKİSİ NE OLUYOR?
Ülkemizin aile yapısına baktığımızda heyecan, kaygı, mutluluk, üzüntü gibi duygular genellikle aile içinde hep birlikte yaşanıyor.
Lise veya üniversite sınavına hazırlanan bir gencin bulunduğu ailenin neredeyse tüm fertlerinde , kendileri bir sınava giriyormuşçasına sınav stresi ve kaygısı taşıdığı görülüyor
Hatta ailelerin iyi niyetle söylediği ‘‘Daha çok çalış,yaparsın .Kaygılanmaya gerek yok. ’’ şeklinde ki sözleri bu duygu ve paniği tetikleyebiliyor.
Anne babaların rahat olmaları, kaygı duyan çocuklarına destekleyici ,baskısız ve talepsiz telkinlerde bulunmaları ise gencin özgüvenini ve motivasyonunu arttırıyor.
Aile Tutumlarından Üç Tanesi
Destekleyici Aile : Çocuğuna yakın ilgi gösterip, ortak faaliyette bulunuyorlar. Herhangi bir anlaşmazlıkta tehdit, kıyaslama vb yapmadan ikna yolu kullanıyorlar. En önemlisi anne de, baba da tutarlı ve kararlı davranıyor.
Bu ailede yetişen öğrenci,sosyal ve özgüven sahibi oluyor . Kaygısını ideal kaygı eşiğinde yaşıyor.
Denetleyici Aile : Çocuklarını doğrudan ve ya dolaylı tehdit ediyorlar. Çocuklarına küsüp iletişimi kesiyor ve zaman zaman aşağılayıcı ifade kullanıyorlar. Çocuğu başkaları ve ya kendileri ile kıyaslayıp sık sık bağırıyorlar.
Bu aile de yetişen öğrenci, savunucu, suçunu kabul etmeyen, içe dönük ,pısırık ve ya asi oluyor.Genellikle medeni cesaretİ gelişmediğinden kendi yüksek kaygısını boş verme eğilimiyle bastırıyor.
Pasif Aile: Anne ve babalar hoşgörü ile boş vermişliği karıştırıyorlar. Çocuğa sınırsız haklar tanıyıp, bütün isteklerine cevap veriyorlar.Biz çocukluğumuzu – öğrenciliğimizi yaşayamadık çocuğumuz yaşasın anlayışı ile olumsuz davranışlarına da göz yumuyor hatta normalleştiriyorlar
Bu aile de yetişen öğrenci, bencil oluyor ve kendisine hizmet edilmesini istiyor. Hatalarda başkalarını sorumlu tutuyor ve kendisine güvensiz oluyor. Yaşam savaşından kaçma yollarını tercih ediyor.
Aile tutumlarına göre öğrenci koçu olarak beraber çalıştığım öğrencilerden destekleyici aile de yetişen öğrenci hemen fark ediliyor. Çok kısa bir çalışmayla kafasında oluşmaya başlayan sıkıntı ve kaygı durumu varsa hemen ideal düzeye geliyor.
Ayrıca, sınav kaygısı ve baş etme metotları ile ilgili de daha detaylı yazım olacak.

Birisi “Aile Tutumu ve Öğrencilerde Kaygı Başlangıcı” üzerinde düşündü